Futbol Endüstrisi ve Değerlerimiz

Endüstri denilince akıllara fabrika gelmesinin tek nedeni olabilir. İşleyen ve işletilen materyallerin bir arada bulunması , üretilmesi ve para karşılığı satılması !

Peki ya sokak arasında yırtık terliklerle tabiri caizse ölene kadar, güneş batana ve yahut annelerimiz bizi çağırana kadar oynadığımız o tertemiz oyun neden bu hale geldi. Neden ülkemizde yabancı bir futbolcu durup dururken çare oldu !

Futbolun endüstriyelleşmesi ve değersizleştirilmesinin tek nedeni vardır. O da transferlerdir. Bonservis denilen köle tüccarlığı belgesidir.

Peki burada alınıp satılan futbolcularmı köledir yoksa bu transferleri izleyen ve storelere para akıtıp, transfer edilen futbolcuların isimleri yazılı formaları gururla şehrinde taşıyan taraftarlar mıdır?

Tamamda bunları bizde biliyoruz diyenlerin sayısı bir hayli fazla ise ne yazık ki hepiniz bu endüstri çarklarının birer dişlisi olmaya aday haldesiniz demektir. Peki bunda sizin suçunuz varmı?

Dünyada şu an neredeyse günde açılan spor kulübü sayısı 4 iken kapanan kulüp sayısı 7' dir. Başta gelen kapatılma sebepleri ise artan maliyetler, gelir-gider dengesizliği,borçlar ve nihai son, iflas !

İflas kelimesi genelde şirketler için kullanılsada , spor kulüplerininde globalleşmesi sonucunda kullanılır hale gelmiştir.

Çare, futbolun altyapısına harcanılması gereken maliyetlerin şehir hatta ülke dışına memnuniyetle gönderilmesine karşı çıkabilmektir. Siyaseti iç işişlerine karıştırmamaktır. Kulübü , dışardan gelecek hertürlü zararlılara karşı can siparane korumaktır. Gerekirse cebinden yettiğince desteklemektir. Gerekirse holigan olmaktır.

Çare kendi sporcunu kendin yetiştireceksin ve şehrinin takımında oynatacaksın, en değerli teknik ekibini A takımına değil altyapının başına getireceksin, onlarla yatıp onlarla kalkacaksın ki onları sadece iyi bir oyuncu değil, aynı zamanda şehrinin takımına yakışır bir sporcu haline getireceksin. Belki bir Muharrem Gülergin gibi 17 yıl boyunca yenilmeden , toplamda 22 yılda sadece tek mağlubiyet alan bir lider , belki bir Erdal Acet gibi Manş Denizini ilk ve tüm zamanların en iyi derecesiyle geçebilen bir sporcu olmayacak. Ama nereden biliyorsun ? Belkide daha iyisi olacak

Keşke gücüm olsada transfer denilen bu endüstriyel futbolun başlangıcına bir bıçak darbesi vurabilsem , tamda böğrüne...

Doğan Ergezer








Paylaş:

bacasız fabrika

Doğan Ergezer

endüstriyel futbol

futbol

Futbol endüstrisi

Köşe Yazarları

zManşet

Yorum ekle: