Bu krizin aşılması lazım

TFF tarafından Adana Demirspor'umuzun 3 puanının silinmesi tarihimizin en acı günü değildi ama en çaresiz kaldığımız günlerinden biriydi. 1 galibiyet veya 3 beraberlik'ten kazandığımız 3 puan bir anda buharlaştı ve uçuverdi. Elbette 1 puana bile ihtiyaç duyulacak bir ligde 3 puanın değeri yadsınamaz ancak kaybettiğimiz sadece bir 3 puan değildi, bu kriz ve oluşması muhtemel kaosun başlangıcı gibi duruyor. Bu olay belkide ard arda puanlar kaybedebileceğimiz bir serinin başı gibi de görünüyor. Allah korusun!

Krizi yönetmek yönetim kurulunun işidir, ancak Sedat Sözlü tek başına bu krizi yönetebilir mi? Allah insanoğlunu yaratırken tüm dünyaya hükmedecek vasıflarla yaratmıştır ancak günümüz dünyası biraz daha karışık ve insanda var olan 5 duyunun yetmeyeceği bir dünya haline geldi. Duyumlar, dedikodular, yapıcı olmayan direk yıkmaya odaklı eleştiriler... Dolayısıyla iş bölümü ve yardımlaşma olmadan ne yazık ki bu kriz kaosa dönüşebilir.

İş birliği sadece tesislerde çalışanlarla da değil , top yekün bir kucaklaşma gerekiyor. Taraftar, basın, camianın önde gelenleri ve özellikle lobiler harekete geçmesi lazım. Krizin ilk gününün ardından basın toplantısında istifa edilmemesi bu yola devam edileceğini gösteriyor. O halde yola devam edilecekse uslübuyla devam edilmeli... Verilecek mesajlar yıkıcı değil yapıcı olması gerekiyor. Yönetimsel başarısızlığın tek ilacı sportif başarıdır. Nitekim sportif başarıda inançla gelir... İsteksiz bir ordu cepheden zaferlerle dönemez!

Önümüzde Balıkesirspor karşılaşması duruyor... Takım olarak kupa maçında alınan sportif başarısızlık, mmoralleri daha fazla yıprattı. Sanıyorum hemen herkesin güveni sıfırlandı. Namağlup bir şekilde çıkılacak Balıkesirspor maçında yaşanacak puan kaybı camiada biraz daha gerilime yol açabilir.

Transferlerin henüz takıma uyum sağlamaması ise en büyük handikap olarak önümüzde duruyor. Sanıyorum Erkan Sözeri, bu kadronun mimarı değil veya eğer öyleyse kadro mühendisliğinin kalitesini henüz göremedik...

Ligde namağlup bir takımdan bahsediyorum, silinen 3 puan belki telafi edilebilir, aslında bu puan silinmesine hep karşı olmuşumdur. Takımı,taraftarı, camiayı inanılmaz olumsuz etkiler, zira sahada,tribünde puanı kazanan oyuncular,tribündeki taraftarlar kendilerinin sebep olmadığı bir hatanın sonucunda; kazandıklarının elinden alınmasından başka birşey değildir.
Boks maçı aklıma geldi, maç boyunca rakibe vurulan direk yumruklar vardır ya hani... Yıkıcı olmayan sadece rakibi kendinden uzaklaştırmak veya yaklaştırmamak için raoundlarca vurulan.. Küçük ama çok atılan yumruklardan bahsediyorum... O küçük yumruklar esas yumruk yani rakibi aşağı indiren yumruğun en büyük yardımcısıdır. Zira maç boyunca atılan 100'lerce küçük yumruk, rakibe ciddi oranda zarar verir. Oysa ki biz hep o büyük yumruğu, son atılan yumruğu görürüz. Şu sıralar verilen tepkileri de ben maç boyunca atılan küçük yumruklara benzetiyorum. Büyük hasarlar bırakmayan ama ciddi yaralar veren...

Biraz kafam karıştı, yazarken... Futboldan Boksa dönüverdi yazı... Zaten futbol sadece futbol değildir değil mi?
Netice itibariyle;

Önümüzde duran bu krizin bir an önce aşılması lazım,
Bir yandan sabır diyorum,
Bir yandan "Zaman herşeyin ilacıdır" diyorum,
Ama yapılacak minör değişikliklerle "erken teşhis hayat kurtarır" diye eklemeden geçemiyorum...

Saygılarımla;

Doğan Ergezer








Paylaş:

Doğan Ergezer

Köşe Yazarları

Yorum ekle: