Herşeye rağmen

Sezona çok güzel bir coşkuyla başladık.Başkan,takım,taraftar elele kolkola meşaleler eşliğinde stada geldiğinde yeni sezon bizim için yeni umutlarıda beraberinde getiriyordu.Karşıyaka maçında sahada gürleyen bir Demirspor vardı.Skor ve oyun anlamında olmasa da grubun ilk maçta cezalı olması ve maç esnasında elektriklerin kesilmesi sezon boyunca yaşayacağımız olumsuzlukların başında geldi. Ligin 5.haftasına kadar iyi futbol oynayan takımımız Gbb maçında adeta döküldü.Arkasından gelen kötü oyun serimiz ile beraber takım içersinde yaşanılan huzur ortamıda kaybolmaya başlamıştı.Taraftarın inancı yine de tamdı.Çünkü sezona fırtına gibi başlamıştık,iyi futbol oynuyorduk yine yapabilirdik.Kimse takımın daha kötüye gideceğine inanmıyordu ama şanssızlıklarda peşimizi bırakmıyordu.Evimizde oynayacağımız Karabük maçında Oğuz’un yokluğunda kaleye Emrullah geçecekti ki maç öncesinde ısınırken sakatlandı yerine 3.kalecimiz Lokman kaleyi korudu ve yedek kalecimiz olmadan maçı mağlup tamamladık.Menajerlerin ayak oyunları,Osman Hoca’nın takıntıları ve takım içerisinde yaşanan huzursuzluklar sebebiyle GBB,Alanya,Karabük ve Elazığ maçlarından sadece bir puan alabildik.Önümüzde derbi vardı ve bu maçtan galip gelerek kendimize gelmeyi umut ediyorduk.Derbi öncesinde grubun yeniden ceza alması tüm taraftarın moralini bozmuştu üstelik grup liderlerimizin sezon boyu ceza alma ihtimali vardı.İlerleyen zamanlarda önce Adem ve Göksel Tel’in sonra da Ramazan Ölçer’in cezası kalktı.Derbiyi kazanmıştık ve bu galibiyet bize yine yalancı bir bahar yaşattı.Arkasından iyi takım kurmuş Göztepe’yi İzmir’de 1-3 gibi net skorla geçince yeniden geliyoruk demeye başladık.Derbiden sonra evimizde oynadığımız Giresun maçında grup cezalı olmamasına rağmen üzerimize oynanan oyunlara dikkat çekmek için protesto amaçlı statta yerlerini almayacaklarını açıkladılar.Giresun maçında da hem hakem hataları hemde iyi oynamamamız sebebiyle mağlup olduk.Grup liderlerimizin tedbirli olarak mahkemeye sevk edilmesinin moral bozukluğuyla Denizli deplasmanına gitmek için herhangi bir organizasyon yapılmadı.Sadece ADS-DER ve çevre illerde yaşayan taraftarlar takımı destekledi.Denizlispor gibi zor olmayan bir rakibi yine kalecimiz Oğuz’un basit hatası ile berabere bitirdik.Oğuz,maçtan sonra tribünde ki taraftarlarımıza bir daha oynamayacağını söyledi.Takıma,hocaya protestolar daha yüksek seslendirilmeye başlanmıştı.Takım içinde birbirini sevmeyen,hocasını sevmeyen oyuncuların yanı sıra her seferinde oyuncularını taraftarın önüne atan bir hocamız vardı.İçerde oynadığımız Erciyes maçı bardakları taşıran son damla oldu.Erciyes gibi bir takımı bile yenemiyorsak gereken yapılmalıydı.Osman Hoca, tesislerde takımı bireysel olarak protesto eden taraftarımıza kötü oyun ve mağlubiyetin sebebi olarak kendi aldırdığı ruhsuz oyuncuları gösterdi.Ertesi gün düzenlediği basın toplantısında istifa ettiğini açıkladı ve bu mağlubiyeti yaşatan kimsenin burada kalmaması gerektiğini söyleyerek bütün suçu oyuncular ile paylaştı.Biz taraftarlara da koca bir umutsuzluk bırakıp gitti.İlk önce sosyal medyada bir algı oluştu arkasından oyuncular düzenlediği basın toplantısında Osman Hoca’ya yeniden dönmesi için çağrıda bulundular.Başkanımız Sedat Sözlü’de istikrardan yanaydı.Hocanın dönmesini isteyen kadar dönmemesini isteyenin sayısıda az değildi nitekim 3 günlük aradan sonra Osman Hoca yeniden takımın başına döndü.Bu süreçte yönetim takıma neşteri vurdu Anıl Sarak,Oğuz,Astafei,Mojsov,Timur,Uğur Akdemir,Özgürcan,Lokman ile zaman içinde yollar ayrıldı.Yapılan yanlış transferlerden sonra bir kere daha anladık ki kendi scout ekibimizi kurmamız şarttı.Menajerlerin bize önerdiği oyuncular yerine scout ekibimizin onayladığı oyuncular takıma kazandırılmalıydı.Artık hocanın hiçbir bahane üretmeden işine odaklanıp takımımıza iyi oyun oynatarak galibiyet serisine başlaması gerekiyordu.Yönetimde hocanın her isteğini yerine getirerek desteğini esirgemiyordu.Hem takım,hem hoca,hem taraftar,hemde yönetim nefes alıp toparlanmak için devre arasının biran önce gelmesini istiyordu.Bu dönemin bize kazandırdığı tek olumlu olay altyapıda yetişen kalecimiz Ahmetcan’ın forma giymesi oldu.Ahmet can’ı Urfa maçının sonunda adeta herkes bağrına bastı.Herkesin beklediği devre arası gelmişti.Yeni alınan oyuncularla yeniden umuda yelken açmıştık.Yönetim yine taraftarın sesine kulak vererek Tiago gibi yıldız oyuncuyu da kadromuza dahil etmişti. Ligin 2.yarısı da yine sancılı başladı.2.devrenin ilk maçı olan Ksk maçının sonunda Aykut Akgün’ün hoca ile tartışması maçın önüne geçen olumsuzluk olarak karşımıza çıktı.Bu olayın ardından hoca,Aykut’u keserek bir daha kadroya almadı ve lisansı yeniden çıkarılmayarak sezon sonuna kadar bir daha oynatılmamasını sağladı.Ksk ve Samsun maçlarını kazandık ama kimse oynanan futboldan memnun değildi.Deplasmanda 10 kişi kalan Boluspor’a karşı bir tane atak geliştiremediğimiz gibi bir tane şutumuz bile yoktu.Anıl Taşdemir gibi skora direk etki edebilen bir oyuncuyu maçın uzatma dakikalarında oyuna alan Osman Hoca yeniden hedef tahtasına oturtuldu.Bu sefer bir fark vardı Anıl’ın uzatma dakikalarında oyuna alınması hocanın bizlerle dalga geçtiği düşüncesi oluşturmuştu herkeste.Arkasından gelen 1461 ve Gbb galibiyetlerine rağmen takım mücadele etmediği için kimse mutlu değildi.Kendi evimizde berabere kaldığımız Alanya maçının ardından Yönetim Kurulu’nun aldığı karar ile Osman Özköylü ile yollar yeniden ayrıldı.Aslında şampiyonluk yolunda rakibizden bir puan almak iyiydi fakat maçın 2.yarısı teslim olmuş bir takımımız vardı Fevzi Elmas olmasaydı sonuç bizim için daha kötü olabilirdi.Tiago’nun serbest vuruşunu Kaleci Haydar çataldan çıkarmasaydı belki herşey farklı olacaktı.

Yeni hocamız artık Tayfur Havutçu olmuştu.Uzun zaman takım çalıştırmaması bizim gibi hedef takım için handikaptı.Çünkü haftalarda ilerliyor ve biz halen istediğimiz sonuçları alamıyorduk.Tayfur Hoca şampiyonluk yolunda önemli bir rakip olan Karabük maçıyla takımın başında ilk kez sahaya çıktı.Sahaya sürdüğü takımda mücadele eden,pres yapan bir takım görüntüsü verdi.Buna ragmen çok fazla pozisyon verdik ve yine Fevzi’nin üstün performansıyla bir puanın sahibi olduk.Ligin 25.haftasında Elazığspor’u devirince derbiye moralli çıktık.Kafalarda kazanabilecegimiz bir maç düşüncesi vardı.Nitekim beklenen olmadı sahadan yenik ayrıldık.Büyük umutlar bağladığımız Tiago’nun çok fazla top kaybetmesine rağmen oyunda kalması Tayfur Hoca’nın en büyük hatası oldu.Lider ile puan farkı kapanacak umuduyla beklerken fark 3 puan daha açılmıştı.Bir sonra ki hafta Göztepe’ye karşı golcümüz Pote ile öne geçtik.Taraftarlar için yediğimiz gole hızlı cevap vermiş olmak bile bir umuttu.Sonra ki hafta gittiğimiz Giresun maçında sahada yine yokları oynadık.Taraftarların sabrı taşıyordu.Takım içinde ki huzursuzluk had safhadaydı.Bunların neticesinde yeni kadro dışı kararları alındı.Kaptan Şenolcan kalırken Ferreira kesik yemişti.Yönetimden Ali Yücel’de görevden alınmıştı.Kötü futbolumuza bir yenisini de kendi evimizde oynadığımız Denizlispor maçını ekledik.Taraftarlar kaynayan kazan gibiydi,oynanan futbolu bir türlü hazmedemiyordu.İçerde oynadığımız Malatya maçında deyim yerindeyse film koptu.Hakem Süleyman Abay,Tiago’ya yapılan faule penaltı vermeyerek kötü futbolumuzun üzerine tuz biber ekti.Maç sonunda istenmeyen olaylar yaşandı.Terörist muamelesi yapılan taraftarlarımıza plastik mermi sıkıldı.Büyüklerinin elinden tutup maça gelen küçücük bedenler biber gazına maruz kaldı.Adana Demirspor’luluk böyle birşeydi işte bize karşı her zaman eziyet vardı.

Hocamız Tayfur Havutçu’da kötü gidişe dur diyemediği için karşılıklı anlaşılarak yollarımız ayrıldı.Demirspor’umuzdan da hiç bir tazminat talep etmeyerek ayrılınca da gönlümüze taht kurdu.Bu süreçten sonra yeni T.D. Yılmaz Vural oldu.Ligi ilk iki içerisinde bitirmek neredeyse mucizelere kalmıştı.Yılmaz Hoca ile çıktığımız ilk maçta da tıpkı Tayfur Hoca’nın ilk maçında ki gibi bir puan aldık.Bariz golümüz ofsayt gerekçesiyle sayılmamıştı.Ofsayt bayrağını kaldıran hakemin Alanya’lı olması maça gölge düşürmüştü.Yeni hoca ile beraber takım içi kaynaşma sağlandı,oyuncular arasında ki küslükler rafa kaldırıldı.Oyuncular protesto edilmiyordu sadece kenetlenilerek şampiyonluk bekleniyordu.Artık hedef play off’tu.Altınordu maçında maraton yine cezalıydı.Şimşekler Grubu eski günlerini yaşarcasına besteler söyledi,omuz omuza takım desteklendi.Yılmaz Vural ile iyi bir diyalog yakalandı ve karşılığında Altınordu’yu 5 gol atarak uğurladık. Play off’lar garanti altına alınmıştı ve play off’lar düşünülerek Urfa maçına yedek ağırlıklı oyunculardan oluşan kadro ile sahaya çıktık.Bu sezon ilk kez forma giyen kalecimiz Emrullah harikalar yaratmıştı.Lig bitmişti golcümüz Pote gol kralı olmuştu.Play off’larda ilk rakibimiz Elazığ olmuştu.Bu maç için Malatya’da kampa giren takımımız Malatya Valiliği’nin biz sizi koruyamayız bu şehri terk edin çıkışıyla Elazığ’a geçiş yaparken valiliğin bu söylemi T.C. tarihine kara bir leke olarak geçti.Bu olaydan sonra tesislerini takımımıza açan Elazığspor Yönetimi’ne teşekkür ederiz.Bu olay ile ilgili bize destek veren sanat çevresine,yazılı ve görsel basına,diğer takım taraftarlarına,hakkımızı T.B.M.M’de arayan siyasilere de teşekkür etmeliyiz.Bu olayın akabinde Trt Spor’a telefon ile bağlanması beklenilen başkanımız Sedat Sözlü’ye sansür uygulanarak yine çağ dışı bir uygulamaya imza atılmıştı.Bu olayların etkisinde kalan oyuncularımız istediği oyunu sahaya yansıtamamış olsa da deplasmanda 2 gol atarak umutlarımızı rövanşa bıraktılar.Rövanş öncesi taraftarlar yeniden kenetlendi.Bilet alamayan kişilere biletler alındı ve bu durum kendiliğinden gelişen bir kampanyaya dönüştü.İki takımında dengeli başladığı maçın ilk yarısı golsüz berabere bitti ama 2.yarının başında Berk’in golüyle geriye düştük.Bu gole yedekten oyuna giren Abdulkadir ile beraberliği yakaladık.Zaman tükeniyor ama umutlar tükenmiyordu ve beklediğimiz gol uzatma dakikalarında Barış Başdaş ile geldi.Şükürler olsun artık finaldeydik gelen golle beraber gözyaşlarımızı tutamayıp koca koca adamlar birbirimize sarılıp ağladık 4.sezonumuzda 3.kez play off oynayıp ilk defa finale kalmıştık.Golün son dakikalarda gelmesi ekstra sevinç yaşatmıştı.Maçın bitiş düdüğüyle beraber tribün sahaya inmişti final kutlanıyordu.Finalde rakip Alanyaspor’du.21 yıllık özlemi dindirmek için sadece 90 dk.uzaklıktaydık.Beklenen gün geldi çattı.Konya yolu 20000’e yakın şehrin asi çocukları ile doldu taştı.Hatta takımımızın ruhuna uygun olması hasebiyle deplasman için tren bile kullanıldı.Statta ambiyans çok güzeldi ve maçın başında Kral Pote ile öne geçtiğimizde stat adeta yıkıldı.Aklımızın kenarında duran bu seferde olmayacak mı acaba sorusu yerini süper lige tezahüratlarına bıraktı.İlk yarı bitmeden skora eşitlik geldi Sadece bir gol daha lazımdı ama maalesef beklediğimiz gol gelmedi.Uzatmalara giden maç penaltılara kadar uzandı.Penaltılarda en güvendiğimiz oyuncumuz Pote kendinden beklenilmeyecek kadar kötü bir vuruşla topu dışarı attı.Barış Örücü’nün penaltı vuruşunu Fevzi çıkardı.Umutlarımız bir soluyor bir yeşeriyordu. Abdulkadir’de topu dışarı attı arkasından Hüseyin Kala’nın vuruşu da direğe çarparak gol olmadı.Halen Alanyaspor’lu oyuncuların iki penaltı kaçırma ihtimalinin umudunu taşıyorduk.Demirspor’lunun yapısı böyleydi Demirspor varsa umut hep vardı hemde en umutsuz zamanda bile umudumuz vardı.Sezon başından beri sürekli yaşadığımız olumsuzlukların sonuncusunuda final maçında 3 penaltı kaçırarak yaşadık.Sadece Tiago ile penaltı atışlarını gole çevirmiştik.Normal şartlarda Fevzi’nin kurtardığı penaltının bizi süper lige taşıması lazımdı ama kimse 3 penaltı kaçıracağımızı aklının ucundan bile geçirmemiştir.Herkes üzgün herkes mahzundu statta matem havası vardı ama hüznümüzü içimizde yaşadık Demirspor duruşuna yakışır şekilde stadı terkettik.Umutlarımızı yeni sezona taşırken hasretmizi 22.yıla taşıdık.Finalde varlıkları ile bizi destekleyerek onurlandıran Zonguldakspor ve Konyaspor taraftarlarına ayrıca teşekkür ederim.Sezonun genelini oyuncularımızın ruhsuz futbolu ve Karabükspor ile Alanyaspor başkanlarının şike iddiaları sezona damga vurdu. Sonuç olarak yaşadığımız acılara rağmen takımımıza daha çok sarılıp daha yüksek sesle bağırıyoruz Adana Demirspor diyerek.

 Süleyman Güven








Paylaş:

Süleyman Güven

Yorum ekle: